Alanya'da akşam...
Önüne
gelen Roma’yı yakıyor:
Hıh...
Adama bak be...
Roma’yı
da yakarmış!
Sanki
başka bir yer yakmış gibi.
Üstelik
Roma’yı Neron yaktı;
Bitti,
kül oldu ve yok oluşunun şerefine
Yarı
çıplak güzel kadınların elinden
Altın
kâseler içinde şaraplar içildi.
Ben
ise, aşkımın büyük kundakçısıyım;
O
kadın neden yanıyor sanıyorsunuz?
Cehennemi
de ben ateşe verdim;
Henüz kimse söndüremedi!
Henüz kimse söndüremedi!
Ama
bir gün, aşkımın
Küllerinin
üstündeki imparatorluğu
Denizlere
armağan edeceğim:
Mavi
sularda dünyayı dolaşacağım,
Yorulursam
eğer bir gün,
Mercan
olurum belki,
Belki
de balık!
Bin
yıl sonra belki
Tazecik
bir kızın kuğu gibi boynunda
Balık
kulağından kolye olurum.
Şöyle
hemen memelerinin üstünde:
İşte
o zaman bin yıl kalırım orada!
Hep
yanacak değiliz ya...
Oh,
be... Buz gibi sıcak ve kırmızı.
Kaynak: "Kırmızı Değirmen" şiirler, Erkan
Yukarıoğlu
İstanbul,
1994
Alıntı..Vic.. Sec... Şiir dışı not: Bin yıl sonra!












.jpg)






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder