Kitap Kapağı

Kitap Kapağı

Moulin Rouge dansçılarının bir gösterisi

Moulin Rouge dansçılarının bir gösterisi
15 Ocak 2014

Sayfalar

21 Kasım 2013 Perşembe

Veli’ye Mektup
















Veli’ye Mektup


Canım ciğerim, iki gözüm
Sana sencileyin yazmak daha iyi;
Ama korkuyorum, becerebilecek miyim bu işi!

Uzun lafın kısası:
Sen demiştin ki; Zilli Şiir,
Pireli Şiir, Kuyruklu şiir,
Dalgacı Mahmut, Bedava ve daha niceleri...

Biliyorum, sen şimdi soracaksın;
“Oralarda ne var ne yok,” diye!

Neler yok ki:

1.
Gene de iyiymiş beklemek; paydos zilini,
Ay başını

Hey gidi “Zilli Şiir” hey...

Ziller çalıyor ziller:
Bunlar paydos zilini bekleyen
Gariplerin zili değil
Pisliğin, kokuşmuşluğun zilleri.

2.
Sen görmeyeli çok ilerledik çok:
Mitinglerde, Kuran’dan
Ayetler okuyan generalimiz var,
Vizyon sahibi politikacılarımız var,
İkinci cumhuriyeti kurmaya çalışan
Karanlıkta kalmış aydınlarımız var,
Vergi kaçırıp, yol ve yön öğreten
Profesörlerimiz bile var;
Sıradan ve sağdan icraatlarına
Devrim diyen siyasilerimiz var;
Sıkma beyinli adamlarımız,
Gözleri sürmeli, kaşları keman,
Ayak tırnakları ojeli
Sıkma başlı kadınlarımız var…
Böylesine aydınlarımız, siyasilerimiz
Ve devrimcilerimiz varken
Yiyip içmenin, dolandırmanın lafı mı olur?

“Bu düzen böyle mi gidecek?
 Pireler filleri yutacak;”

Pireler filleri çoktan yuttu;
O filler kelaynaklara döndü.

3.
O hooo...
“Ciğercinin kedisi”
Öyle bir büyüdü ki,
Deveyi hamutuyla götürdü
Ve öyle bir üredi ve türedi ki;
“Sokak kedisi” şaştı kaldı bu işe.
Nasıl şaşmasın;
Ne vizyon sahipleri, ne nonoşlar,
Ne liboşlar, ne medya gülleri,
Ne yağdanlıklar türedi.
“Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü”
Adam olmanın şanından sayılır oldu.

Üç, beş inatçı “Sokak kedisi” kaldı;
Hepsi bu; döneklik iyi bir meslek oldu!

4.
“Gökyüzü simsiyah, simsiyah deniz
Yer, gök; her yan simsiyah

Seni gidi dalgacı Mahmut seni!..”

Yalnız yer, gök mü simsiyah
Halkın havasından ne haber?
Diye sorarsan eğer; haberin ola:
Herkes zilleri takmış oynuyor.

Bir de Mustafa Kemal gibi;
Hayda bre deyiverse!..

5.
İnan ki hiç değişmeyenler de var:
“Bedava yaşıyoruz bedava”

Teknik ilerledi, kültür çeşitlendi ya...

“Faili meçhuller” var
“Yargısız infazlar” var
Haa... bir de…
Kimin öldüğüne ve
Kimin öldürdüğüne göre
“İnsan Hakları” çeşitlemesi var!

Demokrasi ve özgürlük senin bildiğin gibi değil:

Demokrasi tramvay oldu; dan dan cın dan!
Özgürlük? Benden yana mısın, değil misin?

“Haydaaa!..”
Dinle, dinle...

Bilim ve bilim adamlarımız da
Çok ilerledi ha...
Bilirsin, bir zamanlar
“Vahşi Kapitalizm” vardı;
Şimdi, soldan sağa çaktırmadan selam,
“Ahlaklı kapitalizm” varmış;
Onun mucidi de kayınbiraderim..

Böylesine ahlakla
“Bedava yaşıyoruz bedava”
Hava, su, hukuk guguk; ne  ola ki?..


Kaynak: "Kırmızı Değirmen" Şiirler, Erkan Yukarıoğlu










Tümü internetten alıntı


Hiç yorum yok: