Fotoğraflardan herhangi birini tıklayıp büyük boy izleyiniz.
Altı fotoğraf ve tablo internetten alıntı...
Bir Öykü
Kara tren Kars’tan kalkarken
İslimini koyuverdi: O ses; kalkış sesi, veda
sesi,
Ayrılık ve hasret duygularını depreştiren
Yürekler paralayıp kanayan
Sevdaları çağıran ses
Saplandı kaldı bedenime, duygularıma
Beynime, yüreğime
Bir hançer gibi!..
Bu olgu değiştiriverdi
Dünyayı düşlerle gerçeklerde
Artık
gökyüzündeyim
Galaksiler arasında bir yıldızım:
Gelincikler mordu, denizler kırmızı
Sarmaşıktı orkideler
Manolyalar gelincik;
Güneş
hiç doğmadı,
Ay
sıradandı.
Sonsuzluğun şehvetinde
Yakutlar, zümrütler ve daha niceleri
Bir demet kır çiçeği gibiydi Mars!
Bir
kadın vardı olgun ve dolgun
Boş
ver dedi Dünya’yı da, Mars’ı da
Ben
varım ya ben
Her
yanım ayrı bir Dünya, başka bir Mars!
Bak
dedi: Dudaklarım yakut
Memelerim zümrüt
Ve
elmaslar, pırlantalar...
Öyleyse at şu örtüleri üstünden, dedim.
Attı! Çıplaktı: Dünya da, Mars da...
Yakutlar, zümrütler, elmaslar, pırlantalar...
Hepsi çıplaktı yaratılıştaki gibi!
Bilebildi mi, anlayabildi mi?Bilemem!
O
kadın Dünya; belki Mars’tı,
Ben
ise kuyrukluyıldız!
Açtım
gözümü, yumdum gözümü
Sere
serpe kaldım mavi Dünya’yı severken,
Yoğururken kızıl Mars’ı;
Kan
gibi süt beyaz ve ılıktı içim.
Üç gün ne çabuk geçiverdi;
Girmişiz Haydarpaşa Garı’na
Kara tren koyuverdi islimini,
Güneş doğmuştu, deniz maviydi
Toprak kara ve ana
Ve sevgililer:
Oley, İstanbul!
Kaynak: "Kırmızı Değirmen" şiirler, Erkan Yukarıoğlu







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder