Kitap Kapağı

Kitap Kapağı

Moulin Rouge dansçılarının bir gösterisi

Moulin Rouge dansçılarının bir gösterisi
15 Ocak 2014

Sayfalar

22 Kasım 2015 Pazar

Feleğin Çarkı


Çalişma Ofisim.... idi....
Balıkesir Ayvalık arasında ..
Ayvalık
Ayvalık
Didim
Kalkan
Nevizade


Paris





Feleğin Çarkı
                   

İnsan, sonbaharın ılık sarısında
Yalnızlığını hüzne dönüştürüyor.
                                
Sakın, sakın, sakın yılma...                                
Ara kuru yapraklar arasında
Biraz umut, biraz sevgi...
                                  
İnsan pes etmedikçe
İlkbahar o kadar yakın ki!
                                
Feleğin çarkına
Bir çomak sokuver gitsin!



Kaynak: "Kırmızı Değirmen," Erkan Yukarıoğlu


 





9 Nisan 2015 Perşembe

Bir Başkadır Benim Memleketim
















 Bir köşeye not koymuşuz
Yetmişli yılların birinde:

Ayten Alpman hangi duygularla
Söylüyordu bilemem,
Bir başkadır benim memleketim, diye!

Gerçekten bir başka benim memleketim;
Taşına, toprağına can kurban.
Nasıl kurban olunmasın ki,
Uşaklık almış yürümüşken
Ayağa kalktı Anadolu insanı;
Düştü Kemal Paşanın peşine,
Şehit kanlarıyla kızıllaşmayan
Bir karış toprak mı kaldı?

Ne çabuk unuttuk o günleri!
Evet, bir başkadır benim memleketim.
Sömüren ve sömürülen yan yana
Komşu olmuşlar boğazın tepelerinde.

Ya büyük bir kitle?
Açlık sınırının da altında!

Kimimiz, Kemal Paşanın Cumhuriyeti’ni
anlamadan düştük Lenin’in, Mao’nun peşine;
Kimileri de sultanın, halifenin peşine;
Gerçek nurun aydınlanma olduğunu anlamadan!

Bir varmış, bir yokmuş gibi...
Geldik iki bin altılara!

Ne diyor adamın biri?
Laikliği yeniden tanımlayalım...

Muhalefetin başı, dur bakalım diyor;
TÜSİAD ne diyecek bir görelim!

İktidar, ana muhalefet;
Ne de güzel geçiniyorlar ya Rab!


 Kaynak: "Kırmızı Değirmen" Şiirler, Erkan Yukarıoğlu














29 Mart 2015 Pazar

Benim Güzellerim





Çiçekler kendi karelerim, diğerleri internetten alıntı



Benim Güzellerim


1.
Ofisimdeyim...
Akşam olunca ayrılık basıyor
Tıpış tıpış eve gidiyorum,
Seni de götürüyorum içimde
Sımsıcak ve kızıl
Beynime kazınmışsın,
Yüreğime taht kurmuşsun.

Öyle de olsa
Özlüyorum bütün gece seni
Fahriye abla!

Abla dediğime bakma
Sen genceciksin gönlümde hiç solmayan
Öylesine güzel, öylesine doğurgansın ki!

2.
Öykünü içtim yudum yudum
Sıcacık, hem de serin;
Yüreciğime göre.

Ama nihayet işte benimsin:
Bütün güzelliğinle,
Dipdiri karşımdasın her gün.
Dudakların oynamasa da
İnan ben duyuyorum; öyle güzel söylüyorsun ki;
Deniz gibi, akarsu gibi,
Benim gönlüm gibi, yüreciğim gibi
Deniz Kızı Eftalya!

3.
Sanki bağdaş kurup oturmuşsun
Çadırının önünde,
Beyaz tüylerin var kafanda;
Bir çubuğun eksik elinde
Kızılderili reisi dedim,
Koca Reis dedim sana;
Farkındayım mırın kırın ettin
Anlamadım bir türlü, neyini beğenmedin 
Koca Reis’in?
Otantik, haşmetli ve de mağrur.

Bir bit yeniği var ya...
Anlamadım doğrusu!

Gönül benim değil mi, vazgeçtim işte
O verdiğim adı geri aldım.
Başka bir isim buldum sana: Napolyon!
Bakıyorum çok mutlusun;
Seni kerata seni.

4.
Naomi, küstü bana
Ne o efendim, iki gün
Geç vermişim suyunu!
Ben de inatçıyım; yüz vermek değil
Artık odama bile almıyorum onu.

5.
Bugünlerde Jennifer Lopez’le birlikteyim;
Dünyanın en güzel popolu kadını var ya işte o!
Öhö... Öhö...
Sakın karıma söylemeyin!

Onlar benim güzel çiçeklerim;
Can yoldaşlarım!


Kaynak: "Kırmızı Değirmen," Şiirler; Erkan Yukarıoğlu










4 Aralık 2014 Perşembe

Bu Kadın








Bu Kadın


Kaç yaşında bu kadın
Belki bin, belki yüz bin
Neden olmasın?
Baksana yüzünde binlerce çizgi var
Her çizgide binlerce kırışık;
Varın gerisini siz hesap edin!

Gözleri çok uzaklarda
Belki umutlarını arıyor dağların ardında
Dudaklarını öyle bastırmış ki birbirine
İnat ettim açmam diyor sanki
Ya da ben hiç konuşmadım, diyor.

Kırk bin kıvrımlı burnu sarkmış iyicene
Neredeyse değiverecek dudaklarına.

Ellerinde, nasırlı avuçlarında binlerce çizik
Yüzü; her yanı benek benek çillenmiş

Nişan yüzüğü hâlâ parmağında
Aklı fikri kara topraktaki eşinde
Yüreği sızlıyor, kanıyor durmadan.

Tüm kırışıklıklar dillenmiş sanki:

Gözlerim uzaklarda  
Burnum hep kıpkırmızı 
Çok ağladım çok
Mutluluğu aradım dağ dere tepe 
Ekinler arasında, akarsu yataklarında
Ağaç kovuklarında, kayaların yarıklarında!
Diyor, kim bilir!..

Kim bilir, kim bilir ve belki o

Yaşanılası bu güzelim dünyayı karartan
Düzenin düzensizliğinde umutsuzdu.
Öyle de olsa, böyle de olsa
Var olmanın kıvancı var gözlerinde!

Bakıyorum,  gene bakıyorum bu yüze
Anlatamam ki; hem ağlıyor, hem gülüyor,
Hem de düşünüyor gibi…

Yaşamının tüm gizleri, belki aşkları
Beyninin kıvrımlarında saklı
Sonsuza kadar kalacak orada.


Kaynak: "Kırmızı Değirmen" , Erkan Yukarıoğlu, şiirler.