Bu
Kadın
Kaç
yaşında bu kadın
Belki
bin, belki yüz bin
Neden
olmasın?
Baksana
yüzünde binlerce çizgi var
Her
çizgide binlerce kırışık;
Varın
gerisini siz hesap edin!
Gözleri
çok uzaklarda
Belki
umutlarını arıyor dağların ardında
Dudaklarını
öyle bastırmış ki birbirine
İnat
ettim açmam diyor sanki
Ya
da ben hiç konuşmadım, diyor.
Kırk
bin kıvrımlı burnu sarkmış iyicene
Neredeyse
değiverecek dudaklarına.
Ellerinde,
nasırlı avuçlarında binlerce çizik
Yüzü;
her yanı benek benek çillenmiş
Nişan
yüzüğü hâlâ parmağında
Aklı
fikri kara topraktaki eşinde
Yüreği
sızlıyor, kanıyor durmadan.
Tüm
kırışıklıklar dillenmiş sanki:
Gözlerim
uzaklarda
Burnum
hep kıpkırmızı
Çok
ağladım çok
Mutluluğu
aradım dağ dere tepe
Ekinler
arasında, akarsu yataklarında
Ağaç
kovuklarında, kayaların yarıklarında!
Diyor,
kim bilir!..
Kim
bilir, kim bilir ve belki o
Yaşanılası
bu güzelim dünyayı karartan
Düzenin
düzensizliğinde umutsuzdu.
Öyle
de olsa, böyle de olsa
Var
olmanın kıvancı var gözlerinde!
Bakıyorum, gene bakıyorum bu yüze
Anlatamam
ki; hem ağlıyor, hem gülüyor,
Hem
de düşünüyor gibi…
Yaşamının
tüm gizleri, belki aşkları
Beyninin
kıvrımlarında saklı
Sonsuza
kadar kalacak orada.
Kaynak: "Kırmızı Değirmen" , Erkan
Yukarıoğlu, şiirler.