Üstteki fotoğraflar: Emre Yukarıoğlu
İnternetten alıntı: Antik Bergama
İnternetten alıntı: Schmidt Marti
İnternetten alıntı: Antik Bergama
İnternetten alıntı: Schmidt Marti
Tapınağım
Ağlıyor
Bu
tapınakta salyangoz satılır mı?
Niye
satılmasın; inat bu, düş bu, sevda bu!
Ne
güzeldi o günler…
O
zamanlar ne Musa, ne İsa, ne Muhammet
Vardı;
doğmamışlardı daha!
Sürü
sepet Tanrı vardı her yerde
Ben,
işte bu tapınakta rahiptim
Etekleri
yerde beyaz bürümcükten giysilerim vardı
Dilediğim
kadar kadınlarım vardı
Cıscıbıldı
hepsi; güzellikte doğaya uygundu.
Yezitler…
Şeytanın dölleri…
Tapınağımı
Fethiye’den söküp getirdiler bu yaban ellere
Yok,
Britisch Muzeum’uş; yok dünya mirasıymış;
Hayır,
hayır… Örekesi, örekesi: Lânet olsun:
Benim
vatanımı dünyadan ayrı gören zihniyete.
Kalktım
geldim Anadolu’dan
Garip
garip karşıdan bakıyorum şimdi.
O
gündür, bu gündür
Tapınağım
ağlıyor durmadan
Kimse
görmüyor onun gözyaşlarını
Bakın
sağınıza solunuza; insanlar, insanlar…
İşte,
emperyalizmin acımasızlığı bu!
Kaynak: "Kırmızı Değirmen" Şiirler, Erkan
Yukarıoğlu
Ben













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder